IMKB: 42.499 / %-0,29Dolar: 1,2295 YTL / %-0,97Euro: 1,9105 YTL / %-0,52
İstanbul : °C     Ankara : °C    İzmir : °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Metin Münir'in çıldırmasına az kaldı!
07 Mayıs 2008 Çarşamba 8:30
Ünlü ekonomi yazarı Metin Münir derdini anlatmak için çareyi rapçi olmakta buldu. Çok yakında başında oturak ve elinde tahta kılıçla dolaşan biri olma ihtimali de yüksek....

Metin Münir'in köşe yazısı


Bu ülkede köşe yazarlığı yapmak için Gabriel García Márquez olmak lazım.  Márquez ile Aziz Nesin karışımı olmak daha da iyi.
Çünkü gerçeküstü bir ülke burası.


Mantık kuralları, gerçekçilik. Eski Yunan filozoflarından başlayarak “nasıl yaşamalıyız, nasıl yönetmeliyiz” sorularının cevaplarıyla yoğrula yoğrula ortaya çıkmış etik kuralları ve demokrasi. Bunlar bizim ülkemizde egemen değildir.


Dün Dünya gazetesinde Dünya Türk Girişimcileri Konseyi ile ilgili haberi okuduktan sonra bunlar bir daha aklımdan geçti.


Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde kurulan konseyde 47 ülkeden 200’ü aşkın Türk işadamı bir araya gelmiş. Amaçları “Türkiye’nin dünyada etkinliğini ve imajını yükseltecek hedefler belirlemek”miş.


Rifat Hisarcıklıoğlu, Muhtar Kent, Cem Kozlu, Ferit Şahenk, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Rona Yırcalı gibi süper iş adamı ve kadınlarını tanıdım Dünya’daki fotoğrafta.


Bu süper girişimciler kendilerine süper bir de hedef de koymuşlar: Türkiye’yi “dünyanın en büyük on ekonomisinden biri haline getirmek.”
Gerçeküstülükten ne kastettiğimi anladınız mı?
Tarihinin en büyük on krizinden birini çıkarmanın eşiğinde olan bir Ankara ile dünyanın en büyük on ekonomisinden biri nasıl yaratılır?
Beni yanlış anlamayın.
Türk girişimcilerin yeteneklerinden şüphem yok. Ama işleri zor çünkü dışarıda rakipleriyle, içeride zorluk çıkarıcı bürokratlarla ve kriz bağımlısı politikacılarla mücadele etmek zorundadırlar. 
Etkin bir iç ortam olmadan ne en büyük 10 ekonomiden biri olunur, ne araştırma ve geliştirmeye dayalı yenilikçi bir ekonomik model kurulur, ne “en az üç sektörde” dünya lideri olunur, ne 500 milyar ihracat yapılır, ne de dünyada tanınan on marka üretilir. Çünkü:


Özel sektör kaslıdır
Ankara paslıdır


Özel sektör rüya görür
Ankara uyur


Özel sektör koşar
Ankara çelme atar


Özel sektör globaldir
Ankara vebaldir


Özel sektör çalışır
Ankara karışır


Özel sektör kârdır
Ankara rant


Özel sektör vergi öder
Ankara yer


Özel sektör arzdır
Ankara talep


Özel sektör oynar
Ankara çalar


Özel sektör besteler
Ankara desteler


Özel sektör asidir
Ankara bürokrasidir


Özel sektör batıdır,
Ankara katıdır


İşte böyle. Sonunda rap’çi de olduk.  Yakında başımda oturak, elimde tahta kılıçla dolaşacağım. Ve galiba tek başıma değil.


mmunir@milliyet.com.tr

Bu haber toplam 874 defa okunmuştur




Webhaber.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. © 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. | Yazılım ve Sistem Yönetimi: KV Bilişim